Serseri Mayın
97′nin Ağustosu’nda bir meslek lisesinin kayıt kuyruğunda tanıştım dostumla.
Yaşamın tazeliğinde 3 yılımı paylaştım aynı okul sırasında…
Adı Kemal. Adı gibi kemal olamadı hiçbir zaman…
Bir serseri mayın…
Ne zaman kime çatacağı,
kimin söylediğine alınıp
kavgaya bahane çıkaracağı belli olmayan
serseri bir mayın…
Onun yanında tanıdım sorunu, kavgayı, macerayı…
Ama ne demeli gözü karaydı vesselam…
3 yıl kimse sevmedi onu çünkü kimse anlamadı onun derdini.
Bir ben anladım ne demek istediğini….
Öyle böyle geçti 3 sene, okul bitti ayrılık vakti…
Ama kader bu ayrılığı yeterli görmedi…
Girne de kesmiş yolunu 3-5 serseri.
Pabuç bırakmaz deli oğlan atmış sırtından ceketi…
3 yerinden vurmuşlar kardeşimi.
Onu vuracaklarına sökselerdi kalbimi…
“Allah’ım” dedim “onu bağışla al benim canımı…”
Ama ya Tanrı beni dinlemiyordu ya ben anlatamadım derdimi…
Onu anlamadılar yine dediler “testi yolunda kırıldı”
Ben seni anlıyorum adamım sıkma canını…
Serseri bir mayın gibiydi dostum.
Adı Kemal , Adı gibi kemal olamadı hiçbir zaman…
Özgürce hesaplaş şimdi sorunlarınla seni anlamadı bu dünya
sen anlat derdini yıldızlara…
Doğançaya müdavim oldu kardeşim kaldı bedeni orda…
“ADA- 31 NO-11010 1984 - 2004″ bedeni belki orda…
Ama dostum hesaplaşıyor onu anlamayan dünyayla…
kendineiyibak.com‘dan başka bir yazı…
Bu yazıya yorum eklemek ister misin? Yorumunuzu buradan yapabilir veya buraya tıklayarak bu yazıya üye olarak yapılan yorumlardan e-mail ile haberdar olabilirsin.

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
Bu yazıya yorum yapın