Eagles - Hotel California
Bir önceki haberimden sonra hemen Hotel California ile ilgili bir video izledim… Bu muhteşem şarkı ile biraz nostalji estirdim durdum kendimce ve gitar soloları beni kendimden geçirmeye yetti de arttı…. Hani çok duymuşsunuzdur da sözlerini bilmiyorsunuzdur ya da Türkçe sözlerini bilmeyenler vardır diye yazmakta fayda görüyorum.
On a dark desert highway, cool wind in my hair
Karanlık bir çöl otoyolunda, serin rüzgar saçlarımdaWarm smell of colitas, rising up through the air
Colitaların sıcak kokusu, yükseliyor havayaUp ahead in the distance, I saw a shimmering light
İleride bir mesafede, parlak bir ışık gördümMy head grew heavy and my sight grew dim
Ağırlaştı başım ve bulanıklaştı görüşüm.I had to stop for the night
Gece için durmalıydımThere she stood in the doorway;
Orada, kapının önünde durduI heard the mission bell
Görev zili duyulduAnd I was thinking to myself,
Ve kendi kendime düşünüyordum ki‘This could be Heaven or this could be Hell’
‘Cennet de olabilir bu, cehennem de’Then she lit up a candle and she showed me the way
Sonra bir mum yaktı ve bana yolu gösterdiThere were voices down the corridor,
Koridor boyunca sesler vardıI thought I heard them say…
Sanırım şöyle dediklerini duydum onların:Welcome to the Hotel California
California oteline hoşgeldinizSuch a lovely place
Ne kadar hoş bir yerSuch a lovely face
Ne kadar hoş bir çehrePlenty of room at the Hotel California
Bir çok oda var otel california daAny time of year, you can find it here
Yılın herhangi bir zamanı, bulabilirsiniz buradaHer mind is Tiffany-twisted, she got the Mercedes bends
Aklı “Tiffany-dalgın”, “Mercedes kavisleri”She got a lot of pretty, pretty boys, that she calls friends
Bir sürü tatlı çocukları vardı, arkadaş diye çağırdığıHow they dance in the courtyard, sweet summer sweat.
Sahnede nasıl dansettikleri, tatlı yaz teriSome dance to remember, some dance to forget
Bazı danslar hatırlamak içindir, unutmak içindir bazısıSo I called up the Captain,
Böylece hatırlattım kaptana‘Please bring me my wine’
‘lütfen şarabımı getirin bana’He said,’We haven’t had that spirit here since nineteen sixty nine’
O dedi ki; “o ruhu yakalayamamıştık 1969 dan bu yana”And still those voices are calling from far away,
Ve o sesler çok uzaklardan çağırıyor halaWake you up in the middle of the night
Uyandırır seni gecenin ortasındaJust to hear them say…
Sadece onların şunu demelerini duymaya…Welcome to the Hotel California
California oteline hoşgeldinizSuch a lovely place
Ne kadar hoş bir yerSuch a lovely face
Ne kadar hoş bir çehreThey livin’ it up at the Hotel California
Otel California’da yaşarlar şaşaa içindeWhat a nice surprise, bring your alibis
Ne kadar güzel bir sürpriz, getirir bahaneleriniziMirrors on the ceiling,
Aynalar tavandaThe pink champagne on ice
Buzda pembe şampanyaAnd she said ‘We are all just prisoners here, of our own device’
Ve o dedi ki; “burada hepimiz sadece mahkumlarız, kendi düzeneğimizin”And in the master’s chambers,
Ve ana salondaThey gathered for the feast
ziyafet için toplandılarThe stab it with their steely knives,
Çelik bıçaklarıyla onu doğradılarBut they just can’t kill the beast
Fakat canavarı öldüremezlerLast thing I remember, I was
Hatırladığım son şey, benimRunning for the door
Kapıya koştuğumduI had to find the passage back
Geçidi tekrar bulmalıydım.To the place I was before
Daha önce bulunduğum yere açılan‘Relax,’said the night man,
“Rahatla” dedi adamWe are programmed to receive.
Varmak için programlandıkYou can checkout any time you like,
İstediğin zaman kontrol edebilirsinbut you can never leave!
Ama ayrılamazsın asla!
Bu yazıya yorum eklemek ister misin? Yorumunuzu buradan yapabilir veya buraya tıklayarak bu yazıya üye olarak yapılan yorumlardan e-mail ile haberdar olabilirsin.

Yorumlar
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın.
Bu yazıya yorum yapın